Huriyem Türküsü Hangi Yöreye Ait? – Yöresel Müzik ve Mizahi Bir Bakış
İzmir’de yaşamanın avantajlarını saymakla bitiremem. Hava güzel, deniz yakın, çayı çok içiyorum ama bazen bir de bakıyorum, Huriyem Türküsü her ortamda çalıyor! O kadar çok duyuyorum ki, bir noktada acaba ben mi yanlış bir şeyler duyuyorum diye şüpheye düşüyorum. “Huriyem türküsü hangi yöreye ait?” sorusu da burada devreye giriyor.
Yani, bir şekilde herkes bu şarkıyı hep biliyor ama ne zaman birisi söylese, ben bir “Vallahi ben de bildim ama bu işin kökeni ne?” diye içimden geçiriyorum. Bazen de şarkıyı bir kafede, bir arkadaşımın düğününde, ya da akşam vakti evde açtım da birileri bir şeyler söylediği anda kendimi bir anda “huriyem” diye bağırırken buluyorum.
—
Huriyem Türküsü: Sadece Şarkı mı?
Evet, Huriyem türküsünü her yerde duyuyoruz, her kafede, her arabada… ama asıl sorumuz şu: Bu şarkı hangi yöreye ait?
Şimdi gelelim meseleye… Huriyem, çoğunlukla Türk halk müziğinin sevilen parçalarından biri olarak bilinse de, aslında bu türkünün kökeni Karadeniz bölgesine dayanıyor. Hani, Karadeniz denince aklınıza bol bol “horon” yapmalar gelir ya, işte o tempolu, canlı ruhu taşıyan bir türkü Huriyem. Ne de olsa “Karadeniz” dediğimiz yer, her yönüyle gürültülü ve neşeli, bir bakmışsınız bağlamaya başlayacak, bir bakmışsınız çayıra atlayıp halay çekiyorsunuz.
—
Karadeniz’in Ritimli Ruhunu Dinlemek
Benim kafamda da bir film şeridi geçiyor. Genelde İzmir’deki bir akşam arkadaşlarla toplanıyoruz, işte ortada bir içki, hafif bir sohbet, herkes gayet sakin. Sonra bir anda bir arkadaşım “Hadi Huriyem çalıyo’ bak” diyor. Ben o esnada kafamda 300 tane soru işaretiyle doluyorum ama dinlemekten de kendimi alıkoyamıyorum. Sonra birisi başlıyor şarkıyı, hep birlikte eşlik ediyoruz…
“Huriyem, huriyem, başın ağrımasın…”
“Bu şarkı niye hiç eskimiyor?” sorusunu sorarken, iç sesim kendini dinlememeye başlıyor. “Çünkü seni hala eğlendiriyor, oğlum. Dur bakalım ne oluyor…”
Ve tabii ki, burada hikaye bitmiyor. Şarkının doğduğu yer, biraz Karadeniz’in o sahil köylerinden çıkma bir şey. Zaten huriyem denilince Karadenizli dostlarım bir başka gözle bakıyor. Kızacaklarını da biliyorum ama her şeyin bir havası var, değil mi? Bütün Karadenizliler mutfakta bir gün Huriyem’le şarkı söylese, sabah kahvaltısını yaparken de ağzından dökülen sesle dans etmeyi unutmazlardı.
—
Hadi Biraz Mizah Kat!
Tabii, bir yandan da içimden geçiyor: “Huriyem Türküsü Hangi Yöreye Ait?”
Kafamda şarkının ritmi, kafamdaki türlü kafa karışıklığıyla yarışıyor. Ama işin eğlenceli tarafı şu: Müzikal olarak Karadeniz etkisi olsa da, zamanla farklı yörelerden de insanlar bu şarkıyı kendi hayatlarına dahil etmiş. Hani öyle düşünün; Karadenizli bir arkadaşınızın İzmir’deki düğününe gitmişsinizdir, bir anda akşam eğlencesine “Hadi Huriyem” müziği girmeye başlar. O sırada herkes neşeyle oynamaya başlar. Durum bir anda şuna dönüşür: “Ya ben İzmirliyim ama bu şarkı Karadenizli değil mi?”
İzmir’de yaşayan biri olarak bazen şunu merak ediyorum, Karadeniz’deki köylüler bu şarkıyı duyduğunda, “Ya şu İzmirli neden bu kadar eğleniyor?” diye düşünüyor mudur? Ya da ben de aynı şarkıya “Düğünümüzde Hadi Huriyem çalalım!” diyorum ama birden aklıma bu tarz bir soru gelince cidden insan içinden “Acaba…” diye geçirmiyor değil.
—
Huriyem Türküsünün Büyüsü: Herkesin Kendine Göre Bir Anlamı Var
Bana kalırsa, “Huriyem” türküsü sadece bir şarkı değil. Bu türkü, içten içe insanların hayatındaki farklı anları, duyguları yansıtan bir nevi bağ. Herkesin farklı bir anısı olabilir: Kimisi için düğün, kimisi için okulun son günü, kimisi için ise basitçe bir akşam çayı sohbeti. Benim için de farklı bir anlam taşıyor. En son birkaç arkadaşla birlikte bir sahil kenarında otururken duyduğumda, gökyüzüne bakarken “Hadi Huriyem” demek, bambaşka bir his verdi.
—
Sonuç: Hadi Huriyem!
Huriyem türküsünün kökeni Karadeniz, bu bir gerçek. Ama bir yandan da, zaman içinde farklı kültürlere, farklı yaşam tarzlarına yayıldı ve herkes kendi anısını, kendi neşesini bu şarkıyla taşımaya başladı. Yani, nerede duyarsanız duyun, bu şarkıyı bir şekilde herkes sahipleniyor. Belki de asıl soru şu: Huriyem, hangi ruh haline ait?
Daha ne olsun? Yöreler bir yana, şarkı bir yana, bir yerlerde, bir kafede “Huriyem” çalmaya başladığında hepimiz aynı insan oluruz: Neşeli, enerjik ve birazcık da “Evet, ben de karıştım.”