Taklidi İman Nedir? Akaid?
Hadi gelin, biraz derinlere inelim. Herkesin günlük hayatında çeşitli “taklidi” şeylerle karşılaştığı bir gerçek. Ama şimdi konu iman olunca, işin içine felsefi bir boyut giriyor. Taklidi iman nedir? Akaid gibi ağır bir kavramı, en basit haliyle nasıl anlatabiliriz? Bunu size anlatırken hem düşündürmeye çalışacağım hem de biraz gülümsetmeye. Hazırsanız başlayalım.
Taklidi İman: Gerçekten İman Ediyor Muyuz?
Taklidi iman, temelde başkasının imanını, yani bir başka kişinin inançlarını “taklit etmek” anlamına gelir. Tıpkı çocukken, en sevdiğimiz çizgi film karakterinin kostümünü giyip “ben de Superman oldum!” demek gibi. Ama burada işin içine ruhsal bir şey giriyor: Gerçek inanç mı? Yoksa sadece etrafımızdaki insanlardan etkilenerek bir “taklit” mi?
Düşünün, bazı insanlar inanç konusunda gerçek bir sorgulama yapmazlar. Ailelerinin, çevrelerinin, toplumlarının etkisiyle “iman etmiş” gibi olurlar. Yani, bunu bir bakıma baba olmanın veya aile geleneği olarak düşünebiliriz. Evet, inançları biz seçiyoruz gibi görünüyor ama aslında bazen hayatın içine o kadar iyi yerleşmiş ki, o inançları sorgulamak veya değiştirmek bambaşka bir meseleye dönüşüyor.
Taklidi İman Nasıl Başlar?
Taklidi iman, bazen çocuklukta başlar. Ailenin dini ritüellerini benimsemek ya da okulda okutulan dini derslerin “herkes yapıyor” diyerek zorlaması sonucu gelişir. Yani, inanç sorusunu gerçekten sormadan, birinin o konuda yaptığına göz yumarız.
Diyalog:
Ben: “Ya, neden dua ediyorsun? İçinde bir his mi var?”
Arkadaşım: “Hayır, annem hep dua ederdi. O yüzden ben de dua ederim.”
Ben: “Hımm, yani annenin ‘dua et’ dedikçe mi dua ediyorsun?”
Arkadaşım: “Aynen, öyle. Bir de o yüzden herhalde bir işe yarar, diye düşünüyorum.”
Evet, çoğu zaman taklidi iman, bir başkasının “yap” dediği bir şey olarak başlar. Kendi içimizde sorgulama yapmıyoruz. Çünkü “Herkes yapıyor, demek ki doğru” şeklinde bir çıkarım yapıyoruz. İşte bu, taklidi imanın başlangıcı.
Taklidi İman ve Akaid: İki Farklı Kavram
Akaid, aslında “dinî inançlar ve itikad” anlamına gelir. Yani, imanın özü ve temelleridir. Akaid, bir anlamda “gerçek iman” demektir. Peki, taklidi iman burada nerede duruyor? Şöyle açıklayayım: Taklidi iman, genelde akaidin yüzeysel bir taklididir. Yani, insanın “dini bilgiler” konusunda bir derinliği olmayabilir, ama toplumun gerekliliği nedeniyle bu bilgileri benimsiyor. Ama akaid, tam anlamıyla gerçek inanç demektir. Taklidi iman bir yandan inançla ilgili olabilirken, akaid derinlemesine bir bağ kurmayı gerektirir.
İç ses:
“Yani bu kadar taklidi iman yaşadık, öyle mi? Yavaş, yavaş… Derine inmelisin. Sorgulamalısın. Nereye gidiyorsun?”
Ama işin ironik tarafı şu ki, çok insan taklidi imanın içinde bile, akaidi bulabiliyor. Çoğu zaman insanlar, bir şeyin doğru olup olmadığını sorgulamak yerine, inançlarını geleneklere göre şekillendiriyor. Oysa, bir insanın dini inancı içsel olmalı, değil mi?
Taklidi İman ve Toplum: Aynı Dalga Boyunda Olmak
Bazen taklidi iman, toplumla uyum sağlamak için bir araçtır. Yani, “toplumda dışlanmamak için” yapılan bir hareket olabilir. Bunu zaman zaman “bizim kültürümüzde bu var” gibi bir genellemeyle kendimize meşruiyet kazandırırız. Ama bu, gerçekten inandığınız bir şey değilse, taklidi iman olur. İçten içe, “Bu kadar insan yapıyorsa, doğru olmalı!” diyerek, toplumun normlarına uymak için inançları dışarıdan almak, işte bu da taklidi imandır.
Diyalog:
Ben: “Ya, bu cuma namazına gitmek falan seni zorlamıyor mu?”
Arkadaşım: “Bazen biraz zorlanıyorum, ama herkes gidiyor ya, gitmesem garip olur gibi hissediyorum.”
Ben: “Yani, içinde bir his yok mu?”
Arkadaşım: “Yok ama herkes yapınca ben de yapıyorum.”
İroni burada! Kişi, gerçekten iman etmiyor, ama toplumun içinde uyum sağlamak için taklidi iman ediyor. Evet, bazen hayatı kolaylaştırabilir, bazen de insanı düşündürtebilir. Ama gerçekten bir sorgulama ve içsel bir iman durumu oluşmaz.
Taklidi İman ve Gerçek İman Arasındaki Fark: Ne Zaman Fark Eder?
Gerçek iman, bir insanın tam anlamıyla içsel olarak kabul ettiği ve inandığı bir şeydir. Bu, hayatın her alanında insanı yönlendiren, yaşam tarzını şekillendiren bir düşünce sistemidir. Taklidi iman ise, sadece dışarıdan etkilerle şekillenir ve bazen sadece toplumun beklentilerini yerine getirmek içindir. Taklidi imanla gerçek iman arasındaki fark, ne zaman ortaya çıkar? Aslında, zorlu bir durumla karşılaştığınızda ya da ruhsal bir sorgulama anında anlaşılır. Gerçek iman, zor durumda sizi ayakta tutar. Taklidi iman ise bir nevi kendi kalkanınızı bulamamanıza neden olur.
İç ses:
“Bak, bu noktada önemli bir şey söylesem, belki biraz daha derine inebilirim. Taklidi iman bir yanda, ama gerçek iman tam anlamıyla bir güç, değil mi?”
Sonuç: Taklidi İman Ne Kadar Yeterli?
Beni tanıyanlar bilir, genellikle her şeyin altında biraz mizah ararım. Ama burada ciddi olalım. Taklidi iman, çoğu zaman insanların çevresel etkilerle şekillenen, derinliğine inmeyen inançlarıdır. Gerçek iman ise, insanın kendi içinden gelen, sorgulamalarla ve derin düşüncelerle yoğrulmuş bir inanç sistemidir. Taklidi iman, çoğu zaman toplumla uyum sağlamak için yapılır, ama ne yazık ki bu durumda insanlar gerçek inançlarından uzaklaşabilirler.
Ve işte böyle bir noktada, taklidi iman nedir akaid sorusunun cevabı belki de şudur: Taklidi iman, sadece dışarıdan alınan bir inançtır, akaid ise kendi iç dünyamızda, kalbimizde hissettiğimiz bir gerçektir. Aradaki farkı görmek, belki de bir ömrün anlamıdır.